Güçlü Birini Ancak Daha Güçlü Biri Yetiştirebilir

“Güçlü birini ancak daha güçlü biri yetiştirebilir” temalı çok güzel bir reklam filmi dolanıyor son zamanlarda televizyonda…

Reklam beni uzun zaman önceye Temmuz 1996’ya götürüyor her seferinde. O yaz tatilinde ben, İngilizce öğreneyim diye yurt dışına gönderilmiştim ve hayatımda ilk kez başka bir aile yanında kalacaktım.

Henüz on beş yaşında olmama rağmen, hava limanına indiğimde başıma gelecek herşeye hazır olduğumu düşünüyordum. Hazır derken, Prens Williams, beş çayları, aralıksız yağan yağmur ve gri bir gökyüzünü kastediyorum :):)

Hazır olmadığım şey ise sadece gözleri açıkta olan simsiyah burkaları içinde beni karşılamaya gelen yeni aile fertlerimdi galiba… Sanırım onlar benim gibi birini ben de onlar gibi birilerini pek beklemiyordum. Yol boyunca ölümcül bir sessizlik içinde eve geldik. Evin her odasından dizlerine kadar beyaz gömlekler giymiş sakallı adamlar ve burkalı kadınlar çıkıyordu. İngiltere yerine başka bir yerlere geldiğimden şüpheleniyordum, belki de uluslararası bir suç şebekesi tarafından kaçırılmıştım :) Bu arada panik içinde annemi aradım, ilk uçağa atlayıp beni kurtarmaya geleceğine hiç şüphem yoktu…

Ama öyle olmadı… Sadece Pakistanlı oldukları için aileni değiştiremeyeceklerine göre, iyi eğlenceler deyip telefonu kapattı annem. Sonraki 1 ay boyunca hiç uyumadığını ben çok uzun yıllar sonra anlayabildim…

Ama ne o anı, ne de o yazı ve aileyi hiç unutmadım. Şu anda işimden tutun da yaptığım herşeyde, hayata bakışımda, kişiliğimde hep o anın izleri var. Ve bunu anneme borçluyum

İşin en garip yanı bütün farklı özelliklerimize rağmen, o aileyle birbirimizi inanılmaz sevmiş, benimsemiş ve uzun yıllar dostluğumuzu sürdürmüş olmamız.

Başta kendi annem olmak üzere, tüm annelerin günü kutlu olsun

8 Mayıs – Son 53