Birleşik Arap Emirlikleri, 7 (evet işte yine 🙂 emirlikten oluşuyor. Yetmişli yıllara kadar İngiliz himayesinde kaldıktan sonra bu yedi emirlik bir araya gelerek bugünkü Birleşik Arap Emirliklerini kuruyorlar. Şu anda tüm ülke toplam 6 farklı aile tarafından yönetiliyor ve Monarşik bir federasyon yapısı var. Dubai’nin tüm popülaritesine karşın, aslında başkent Abu Dhabi ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki petrolün de hatırı sayılır bir bölümü bu şehirden çıkarılıyor.

Resmi dil Arapça olmasına rağmen, nüfusun büyük bir kısmını Asyalılar oluşturuyor, bu yüzden aksan sizi başlangıçta biraz zorlasa da her yerde rahatlıkla İngilizce iletişim kurabiliyorsunuz. Diğer emirlikleri henüz görmemiş olsam da Birleşik Arap Emirlikleri’nin, parayı hayal gücü ile birleştirdiğinizde ortaya neler çıkabileceği ile ilgili çok iyi bir örnek olduğunu düşünüyorum J

Abu Dhabi’ye gelmeden önce yaptığım her araştırmada karşıma çıkan iki resim var. Bu resimlerden ilki Şeyh Zayed Cami’ne ait… Gerçekten de usta işi bir ressamın elinden çıkmış gibi. Baktıkça bakası geliyor insanın…

Dört minaresi, ortasında küçük bir havuz olan çok geniş bir dış avlusu ve bir de lalelerle bezenmiş sütunlarla çevrili iç avlusu var. İç avlunun çevresi ise çivit mavi seramiklerle süslenmiş havuzlarla sarmalanmış. Caminin tamamı beyaz mermerden inşa edildiği için, havuzların içindeki o mavilik o bembeyaz duvarlara bir yansıyor. Hakikaten gözünüzü alamıyorsunuz!

Yapımı için 1988 yılında bir tasarım yarışması yapılıyor ve bu yarışmayı Suriyeli bir mimar olan Yousef Abdelky kazanıyor. 1996 yılında yapımına başlanda da, 2007 yılında tamamlanan bu cami, Birleşik Arap Emirlikleri’nin kurucusu olan şeyhin ismini taşıyor.

Dünyanın en büyük camilerinden biri olan Şeyh Zayed Cami’nde aynı anda 40 bin kişi ibadet edebildiği halde, tam sizler için video çekimini bitirmiş ve dua etmeye başlamışken bir güvenlik görevlisi beni ikaz ediyor. Camide dua etmek yasak diyeJ Böyle durumlar benim sorun yaratma potansiyelimi arttırsa da sükunetimi koruyorum. Sonradan öğreniyorum ki caminin bir turistik kısmı var, bir de ibadete ayrılmış özel bir kısmı.

Bu arada caminin girişinde sıkı bir kontrol var. Kadınların başlarını saç teli gözükmeyecek şekilde kapatmasını, dar pantalon veya kısa kollu bluz vs giymemeleri gerekiyor. Ama hazırlığınız yoksa da orada bulunan giysilerden ödünç alarak camiyi gezmeniz mümkün.

Son olarak yine Şeyh Zayed Cami’nde öğreniyorum ki, “cami” kelimesi benim sandığım gibi toplanmak anlamındaki “cem” kelimesinden gelmiyormuş. Bu tanım belki etimolojik olarak doğru da olsa, “cami” sözcüğü esasen 4 baş meleğin isimlerinin baş harflerinden oluşuyormuş