Gökkuşağının Üzerinde Bir Şehir...

Amsterdam’a doğru uçarken listeme bir daha göz atıyorum. Kanallarda bot turu, müzeler turu (özellikle Van Gogh), Red Light Sokağı, küçük seramik yel değirmenleri ve minik biblo evlerden almayı unutma yazıyor :)

Gerçekten de Amsterdam, Avrupa’nın çeşitlilik başkentlerinden biri. Çeşitli etnik kökenlerden pek çok kişiye ev sahipliği yapmanın yanında, eğlence çeşitliliği, müze çeşitliliği, etnik çeşitlilik, ezcümle kültürel çeşitlilik konusunda epey zengin olduğunu söylemek mümkün. Zaten Schiphol Havaalanı’na adımınızı attığınız ilk anda bu çeşitlilik karşılıyor sizi.

amsterdam 1

Amsterdam turuna Dam Meydanı ile başlamayı öneririm, 13. yüzyılda Amstel Nehri etrafına çekilen setler ile temelleri atılan bu meydan, bugün adeta turistlerin buluşma noktası. Taksim Meydanı, İstanbul için ne ise Dam Meydanı da Amsterdam için o bir anlamda. Biraz soluklanmak ya da gelip geçen insan kalabalığını izlemek isterseniz meydanı çevreleyen pekçok restoran ve kafe bulmanız mümkün. Ayrıca meydandaki en ilgi çekici yapılardan biri de belediye binası olarak inşa edilen Royal Palace. Eskiden kraliyet ailesinin yaşadığı bu bina şimdilerde sadece özel davet ve organizasyonlara ev sahipliği yapmaktadır.

amsterdam 2

Bir diğer önemli meydan ise adını ünlü ressam Rembrandt’tan alan Rembrandtplein ya da Rembrandt Meydanı’dır. 1668 yılında kurulan meydanın ismi eski dönemlerde, burada kurulan pazar alanı nedeyiyle “Boter Market/Yağ Meydanı” olarak anılıyormuş. 19. yüzyılda Rembrandt’ın meydandaki evi nedeniyle şimdiki ismine kavuşmuş, birbirinden renkli kafeleri ve ev sahipliği yaptığı sokak festivalleri ile oldukça eğlenceli bir meydan olduğunu söylemek mümkün.

Kuzey’in Venedik’i pek çok şehre yakıştırıldığı gibi Amsterdam için de kullanılmakta olan bir isim. Amsterdam’daki kanallar şehir ulaşımını pozitif yönde etkilemesi bir yana, şehre de bambaşka bir güzellik katıyor. Amsterdam’da kanal turu düzenleyen çok sayıda firma bulunuyor, fiyatlar genellikle 10-15 Euro civarında. Ayrıca meraklıları için gece de düzenlenen turlar var.

amsterdam 3

Hollanda der demez insanın aklına laleler geliyor öyle değil mi? Hikayenin aslı öyle değil tâbi, bilenler biliyor. İlk lale tohumları Osmanlı’dan gitmedir falan ama Amsterdam’da bir çiçek pazarı var ki tüm tartışmaları geride bırakıp, Amsterdam’ı çiçekleriyle özdeşleştiriyor adeta. Sanırım bu yüzden Amsterdam’a laleleri gibi sarı bir şehir demek doğru olur…

Amsterdam’da bulunan ve ilk kez 1862’de kurulan Çiçek Pazarı dünyanın sanıyorum ilk ve tek yüzen çiçek pazarı. Amsterdam’da 1862 yılında kurulan pazar, geçmişten günümüze Amsterdam’a çiçek sağlayan ana kaynak olma özelliğini koruyor. Buradaki birbirinden güzel lale buketlerini görmeden gelmeyin derim :)

amsterdam 4

Amsterdam’ın müzelerini anlatmak için başlı başına bir yazı kaleme almak gerekir. Başlıcalarına değinmek gerekirse Ortaçağ’dan günümüze pek çok esere rastlayabileceğiniz Amsterdam Tarih Müzesi, sekiz binden fazla sanat eserine ev sahipliği yapan Hollanda Ulusal Müzesi, Rijksmuseum ve Van Gogh’a ait 200 resim, 500 çizim ve 700 den fazla mektup bulabileceğiniz Van Gogh Müzesi’nden söz etmek mümkündür. Ayrıca II. Dünya Savaşı’nda Anne Frank ve ailesinin iki yıl boyunca saklandığı ev de görülmeye değer yerler arasındadır.