Buenos Aires, Arjantin / Argentina

Güney Amerika, rotayı planlarken bizi en çok uğraştıran kıta olmuştu. Bunun sebeplerinden biri içsel olarak dünyanın o bölgesini yalnız seyahat etmek için güvenli bulmuyor olmam (ki haklı olduğumu ve yanıldığımı düşünüp çelişkide kaldığım pek çok zaman oldu tur boyunca) diğeri ise saat farkı yüzünden bizi zorlayacak bir geçiş olmasıydı. Şöyle ki; eğer dünya turumuz sırasında Arjantin’den, Yeni Zelanda’ya uçmuş olsaydık hiç yaşamadığımız iki günü sadece saat farkından kaybetmiş olacaktık :) Şaka gibi ama tam kırk sekiz saat…Bizim yaptığımız gibi Yeni Zelanda’dan Arjantine uçunca ise hayatımda ilk kez aynı günü iki defa yaşamış oldum :) Iguazu 1

Bütün bunların üstüne bir an olsun sallanmadan uçmayan bir uçakla tam on iki saat yolculuk yapmak, onun da üstüne hiç tanımadığım bir pasaport görevlisinin bana “hemen ailenizi arayın” demesi ile sevgili ülkemde olup biteni duymak, Iguazu’da maymunların oda kapılarını açabildiği bir otelde gecelemek ve nihayet Buenos Aires’e geldiğimizde günlerdir düşmeyen ateşim nedeniyle sıtmaya yakalandığımı sanmak gibi beni çok üzen, zorlayan, bir yandan büyüten ve sıklıkla “ne yapıyorum ben burada?” diye düşünmeme neden olan şeyler yaşadım Güney Amerika’da kaldığım süre boyunca.

  • Recoleta Mezarlığı

 Ama neyse ki, Buenos Aires’e ulaştığımızda, kaldığımız otelin merkeziliği ve kahvaltılarının güzelliği yüzümüzü güldürüyor :) Otelimiz, Buenos Aires’de görülmesi en çok tavsiye edilen yerlerden biri olan Recoleta Mezarlığı’na sadece birkaç adım mesafede. Ne yani gide gide mezarlığa mı gittiniz demeyin lütfen :) Çünkü burası sıradan bir mezarlık değil.  BA4

Daha çok görkemli heykel ve anıtların yan yana dizildiği bir açık hava müzesi gibi. İnsanların ölümlerinden sonra bile bu kadar ihtişam istemesi biraz garibime gitse de, insan da karışık duygular yaratan bir yer olduğunu söyleyebilirim.

 BA1

Benim Recoleta’ya geliş sebebim ise, o zamanların (maalesef bugünlerin de) erkek egemen siyasi dünyasında tek başına ve bir kadın olarak, özellikle çocuk ve kadın hakları konusunda muazzam işler başaran bir kadının mezarını ziyaret etmek. Bildiniz Eva Peron… Hakkında çekilen film ve belgesellerden birine rastgelirseniz mutlaka izlemenizi öneririm. Bir kadının sadece 33 yılda bir ülkenin kaderinde bunca iz bırakmış olması takdire şayan gerçekten. BA5

  • El Ateneo

Recoleta’dan sonra sırada dünyanın en güzel kitapçılarından biri olan El Ateneo var. Burayı sadece bir kitapçı olarak tanımlamak cidden zor. BA7

Çünkü sadece binası dahi çok görkemli ve insanı kendisine hayran bırakmaya yetiyor. Hikayesi de hayli enterasan. 1919 yılında Max Glucksman tarafından bir tiyatro binası olarak inşa edilmiş aslında ve  Teatro Grand Splendid adını almış. Bir kitapçı haline gelmesi ise bundan çok daha uzun yıllar sonra 2000 senesinde binanın El Ateneo Yayınevi tarafından kiralanması ile olmuş. Olur da yolunuz düşerse mutlaka kafeye dönüştürülen tiyatro sahnesinde şöyle güzel bir Güney Amerika kahvesi içip yanında alfajor adlı minik çikolatalı tatlılardan denemeyi ihmal etmeyin :)

  •  La Boca

 Gezi boyunca yolumuza çıkan en renkli ve en eğlenceli yerlerden birisi Buenos Aires’in La Boca Mahallesi.

 BA12

Aslında itiraf edeyim okuduklarım nedeniyle başlangıçta biraz çekiniyorum Boca’ya tek başına gitmeye. Çünkü okuduğum kaynaklarda burada yankesicilik başta olmak üzere pek çok tehlikeye işaret edilip sadece gün ışığında ve ana meydanda olunması tavsiye ediliyor genellikle. Ama işte yolda olmanın bana öğrettiği en güzel şeylerden biri de, internetin pek çok faydalı tarafının yanında aynı zamanda bazı konularda bilgi kirliliğine neden olması. BA9

Şimdi bakalım Boca, dünyanın en güvenli yeri değil belki ama şu kadarını söyleyebilirim ki gün batımına yakın bir saatte oradaydım ve tek başıma dolaşırken de bariz bir tedirginlik duymadım, her yerde gösterilen standart özen de gösterilse olurmuş yani. BA11

Hikayesine baktığınızda Boca buraya çalışmak için gelen İtalyan ve İspanyol göçmenlerin kurduğu bir mahalle. O dönem göçmenler maddi durumları iyi olmadığı için, evlerini  Buenos Aires limanına demirleyen gemilerden arta kalan boyalar ile boyuyorlar. Böylece bu sevimli mahalle zaman içinde rengarenk bir görünüme kavuşuyor. BA10

Hikayenin bir diğer tarafı daha var. Çalışmak için buraya gelenlerin çoğunluğunun erkekler olması.  Ailelerini, sevdikleri kadınları bırakıp para kazanmak için gelmişler bu yeni kıtaya. Ve de muhtemelen özlemlerini bir parça da olsa giderebilmek için kendi Akdeniz melodilerini de yanlarında getirmişler. Sonra bu melodiler zamanla dansa dönüşmüş. Tango’nun bir vakitler iki erkek arasında yapılan bir dans olduğuna inanmak güç olsa da Boca’da doğan ve uzun süre Buenos Aires’in varlıklı kesimi tarafından ayıp ve avam karşılanan bu dans yüzyıllar içinde aşkın ve tutkunun dansı oluvermiş.

  •  Madero Tango Okulu

Boca’da sokak ortasında bile karşınıza aniden tango yapan bir çift çıkabiliyor. Daha profosyonel bir gösteri izlemek isterseniz Madero Tango Okulu’nun gece düzenlenen gösterisini tavsiye ederim.  BA6

Tango’nun, Boca’nın ve hatta Arjantin’in bütün geçmişini muhteşem bir dans kareografisi ile anlatıyorlar.

Diğer Öneriler

 

  • Plazo De Mayo
  • Teatro Colon